BEHRAM SU's profileBEHRAM SUPhotosBlogListsMore Tools Help

BEHRAM SU

Custom HTML

Şu Hayatta Tek Başına İnzivada Kalarak,Sadece Kendi Sesinin Yankısını Duyarak, HAKİKAT'i Keşfedemezsin.Kendini Ancak Bir Başka İnsanın Aynasında Tam Olarak Görebilirsin... Birbirimizin Aynası Olalım...Aynalardaki sırra baktıkça,içimizdeki ''Tek'' sırra erebiliriz..

Video

LÜTFEN VİDEONUN YÜKLENMESİNİ BEKLEYİN.TEŞEKKÜRLER. WAIT TO LOAD THE VİDEO PLEASE.
 
Emine Mira Burke - Koç Üniversitesi
Yükleyen refref_suvarisi

Custom HTML

"Dinleyen her zerreye bir hitabım var benim / Kâinat isminde hiçten bir kitabim var benim. / Ya hitabımdan okusun ya kitabımdan beni, / Yazdığım efsânede on altı bâbim var benim! / Hey'etimde müttefik magrible maşrik, veche yok, / Gayr-i mer'i zerrede bin aftâbim var benim`"

BEHRAM SU

Occupation
Location
Interests
Ne olursan ol.......
''Come, Come again !
Whatever you are...
Whether you are infidel, idolater or fireworshipper.
Whether you have broken your vows of repentance a hundred times
This is not the gate of despair,
This is the gate of hope. Come, come again...'' (Mevlana Celaleddin Rumi)

Bir yanda tatminsiz dünya gereçleri,bir yanda kandilin aydınlattığı değil kandili aydınlatan ney'im,nur'um..

''Ormanda iki yol vardı.Biz en az ayak izi olanı seçtik.'' Robert Frost

(there was two different way at the forest,we followed the one which has less footprint)


"Cömertlikte yardım etmede akar su gibi ol

Şefkat ve merhamette güneş gibi ol,

Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol..

Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol,

Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol,

Hoşgörülükte deniz gibi ol,

Ya olduğun gibi görün,

Ya göründüğün gibi ol...''M.C.Rumi
(be as you look like or look like as you are)

Custom HTML

Hoştur bana Senden gelen Ya gonca gül yahut diken Ya hil’at-u yahut kefen Nârın da hoş,nûrun da hoş Gelse celalinden cefa Yahut cemalinden vefa İkisi de câna sefa Kahrın da hoş,lûtfun da hoş.. Yunus Emre

Custom HTML

BİR'İN İÇİNDE HERŞEY : Sen çok renkli,/ Konuşan bir papağansın/ Sen guguk kuşu/ Sen yeni patlayan/ Hint kirazının çiçeği../ Sen şarkısın,/ Sen terennüm edensin de,/ Sen, en heyecanlı dinleyensin de,/ Sen dağsın,/ Sen nehir,/ Sen rüzgârlı kumsalın yatağı,/ Sen bulut,/ Sen okyanussun,/ Sen gün ışığının kaynağısın,/ Sen yolsun engelsiz,/ Sen hasreti / Sen tablosun,/ Sen ressam../ Sen kudretli, büyülü,/ Harektli fırça,/ Sen model, sen gerçek torna,/ Sen tüm ışık,/ Ve dahi gölgesin..../ Dr.J.Bapu Reddy/ Çeviren:Dr.Sabiha Nevin İslâm

Custom HTML

BU DÜNYA HEPİMİZİN kuresel ısınma

HOŞ BİR SEDA BIRAKIN GÖNÜL SAYFAMA....

''Herkes kendi zannınca benimle dost oldu.Kimse içimdeki sırrı hiç mi hiç aramadı.'' M.Celaleddin Rumi
 
Eğer içimdeki sırrı arayacaksan dostum ol.(If you look for the secret at my heart,you can become friend with me.)
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
edep edepwrote:

ALLAH'IM SEN BİZİ,YAŞARMAYAN GÖZDEN,ÜRPERMEYEN KALPTEN,
KABUL OLMAYAN DUADAN,AMELSİZ İLİMDEN,
CİMRİ MALDAN,DOYMAYAN NEFİSTEN,HAYIRSIZ EVLATTAN,ŞEYTANLAŞMIŞ İNSANLARIN ŞERRİNDEN,
UZAK EYLE  

SELAMUN ALEYKUM HAYIRLI GÜNLER

Apr. 14
Jan. 31
Es tiempo de Navidad
nostalgia en los corazones
es despertar de emociones
se alivia la realidad
Es el reencuentro esperado
con familiares, amigos
y yo tan feliz contigo
por saberme querido
Tu querer me da alegría
Nochebuena con sentido
porque me siento querido
ya no más una utopía
Son festejos diferentes
a causa de tu  cariño
y contento como niño
me confundo con mi gente
con mis amigos
feliz navidad AMIGA
 
Dec. 15
THIRTY-THREE BULLETS1.This is the Mengene mountain When dawn creeps up at the lake Van This is the child of Nimrod When dawn creeps up against the Nimrod One side of you is avalanches, the Caucasian sky The other side a rug, Persia At mountain tops glaciers, in bunches Fugitive pigeons at water-pools And herds of deer And partridge flocks... Their courage cannot be denied In one-to-one fights they are unbeaten These thousand years, the servants of this area Come, how shall we give the news? This is not a flock of cranes Nor a constellation in the sky But a heart with thirty-three bullets Thirty-three rivers of blood Not flowing All calmed to a lake on this mountain         2.A rabbit came up from the foot of the hill Its back is motley Its belly milk-white A mountain rabbit, pregnant, lost up here Its heart heaved to its mouth, poor thing It can draw repentance from man. The hour was solitary, a solitary time It was faultless, naked dawn One of the thirty-three looked In his body the heavy void of hunger Hair and beard all tangled Lice on his collar He looked, and his arms were wounded This lad with hellion heart Looked once at the rabbit Then looked behind His delicate carbine came to his mind Sulking under his pillow Then came the young mare he brought from the plain of Harran Her mane blue-beaded A blaze on her forehead Three fetlocks white Her cantering easy and generous His chesnut mare How they had flown in front of Hozat! If he were not now Helpless and tied like this The cold barrel of a gun behind him He could have hidden on these heights These mountains, the friendly mountains, know your worth Thank God, my hands will not put me to shame These hands that can flick off with the first shot The burning tobacco ash Or the tongue of the viper Sparkling in the sun These eyes were not duped even once By the ravines waiting for avalanches By the soft, snowy betrayal of cliffs These knowing eyes No use He was going to be shot The order was final Now the blind reptiles will devour his eyes The vultures his heart. 3.In a solitary corner of the mountains At the hour of morning prayer I lie stretched Long, bloody... I have been shot My dreams are darker than night No one can find a good omen in them My life gone before its time I cannot put it into words A pasha sends a codded message And I am shot, without inquest, without judgment Kinsman, write my story as it is Or they might think it a fable These are not rosy nipples But a dumdum bullet Shattered in my mouth... 4.They applied the decree of death They stained The half-awakened wind of dawn And the blue mist of the Nimrod In blood They stacked their guns there Searched us Feeling our corpses They took away My red sash of Kermanshah weave My prayer beads and tobacco pouch And left Those were all gifts to me from friends All from the Persian lands  We are guardians, relatives, tied by blood We exchange with families Across the river Our daughters, these many centuries we are neighbours Shoulder to shoulder Our chickens mingle together Not out of ignorance But poverty We never got used to passports This is the guilt that kills us We end up  Being called Bandits Killers Traitors... Kinsman, write my story as it is Or they might think it a fable These are not rosy nipples But a dumdum bullet Shattered in my mouth Ahmed ARİF (sizin alanınıza çok yakışacağını düşündüm Behram Su)
Nov. 27
Me honra ser parte de tus sensaciones
desde el fondo de mi corazòn...
me siento afortunado a contar
con la amistad de una persona
tan especial... llena de amor y de luz
"La luz que hay en mi,
saluda a la luz que hay en ti"

Gracias mi querida
 amiga


Dios te bendiga
Saludos y mi cariño
Que tengas un maravilloso dia
Nov. 20
ŞEYMAwrote:
güzel bir alan olmus yüreğine sağlık......
Oct. 23
KISACA BEN
İçimde Yaşarım Ben fırtınaları içimde yaşarım! Kâh volkan olur yanarım, Ben sıkıntımı açmam herkese, Dışım bahardır dertleri içime atarım, Ben fırtınaları içimde yaşarım!.. İçimde Yanan Sevda yüklü gönderdiğim mektuplar Cevapsız kalmaz bilirim, Allah var Gemilere hasret yüklerim uzaklara Trenler buram buram gurbet kokar Bugünümüzü Yaşarken Bitip tükenmeyen bir sevda hani gün geçer biter ya, bazı şeyler ve ölüm gelir akla, ama bu hayatta her önemli günde akla ilk gelen yürekten sevilenlerdir. Bir çocuk sıkılganlıyla dile getiririz bunu ya da sevdiğimizi söyleyemeyiz çoğu kez. Ama sevgi insanı şaşkına çevirir, elini ayağını dolaştırır ve hemen belli eder kendini. Davranışlarımız her ne kadar utandırsa da bizi yaprak misali dökülsek de sevdiklerimiz uğruna yeşeririz.harunguven38@spaces.lıvı.com ziyaet edersenız ve msn beni eklersenız sevınırım harunguven38@hotmail.com
Oct. 8
sbelwrote:
hayırlı bayramlar :) sağlık huzur ve mutluluk sizinle olsun...sevgiyle
Oct. 1
BEHRAM SUwrote:
Hazırlamaya çalıştığım sayfamı inceleyen ve buraya yorum yazma inceliğini gösteren tüm takipçilerime teşekkürü bir borç bilirim. Okuduklarınızdan,gördüklerinizden,hissettiklerinizden bir şeyler kazandırabiliyorsam sizlere ne mutlu bana.
 
Sevgiylekalınız
 
Thank  you so much for your visit and message.
best regards
Sept. 30
ESER eserwrote:
  kız kardeşime katılıyorum gerçekten güzel olmuşn . müziğin adresini verirseniz çok güzel olur
:)
Sept. 28
Photo 1 of 3

Custom HTML

November 06

Eskici -II-

Eskidi fotoğraflar
raftaki kitaplar
salondaki ısparta halısı
tavandaki kristal avize.
eskidi tencereler
 
eskidi yüzüm
çizikler içinde alnım
ellerimde pütürler
nefesimde hırıltı
gönlümde bir keder.
 
yeni lira bile eskidi
üç yılda.
ne kaldı bize yeni diyecek
ne kaldı
eskimeyen okyanuslarda.
 
nine seslenir durur yüz senedir
pencereden
bahseder eski bir tencereden
dibi kara,kulpu kırık
bir mavi leğen değerinde
eski bir tencereden.
 
eskici ozan der ki
eskidim bu meseleden
uzak deniz eskidi
kelimeler eskidi
şiir eskidi.
 
 
November 03

Eskici -I-

Üç tekerli tahta arabam
doluysa içi eskilerle başka birşey aramam.
Bir teyzeden dibi delik tencere
altında kırık dökük bir pimapen pencere
hepsi eskimiş bir kere
eskimeyen bir tek yetele.
 
İkindi olmadan dükkana varmalı
hurdaları çarçabuk depoya atmalı
üç çeki odun almalı
kuzinede yakmalı
kara soğuktan saklanmalı
 
üçüncü kattan seslenir nine
elinde üç kuruş etmez bir tencere
sanar altından bir hazine
değişirim  bir küçük mavi leğene
değmesin ikimizinde keyfine.
 
arabam dolmuş eskilerle
kiminin güve yemiş hırkası
kiminin paslı koca somyası
bir tek eskimeyen
yeni türk lirası.
 
 
October 26

Ümidin yitmesin oğul!

Gün gelir deniz yarılır.Bize sadece içinden geçmek kalır.
October 10

şükret

Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.
August 29

Yeni şeyler söylemek lazım(el sürçmesi)

Hergün biryerden göçmek ne iyi
Hergün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan donmadan akmak ne hoş
Dünle beraber gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.
Mevlana
August 28

Ramazan deyişleri 2

Hak Yolunda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil.
Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil.
Nefsini bilenlerden ol silenlerden değil.
Elif Şafak'ın Aşk isimli romanından
August 27

Samit'in sözü

"Dinleyen her zerreye bir hitabım var benim    
Kâinat isminde hiçten bir kitabim var benim.     
Ya hitabımdan okusun ya kitabımdan beni,     
Yazdığım efsânede on altı bâbim var benim!     
Hey'etimde müttefik magrible maşrik, veche yok, 
Gayr-i mer'i zerrede bin aftâbim var benim`"  N. Tevfik Kolaylı
August 21

Ramazan deyişleri 1

''Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet Tanrı dedi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok, eğer, Tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.''
Elif Şafak'ın Aşk isimli romanından
August 20

Sessizlik

Sevgili Hocamdan Ramazan hediyesi olarak biz dostlarına gönderdiği bu yazıyı sizlere aktarmaktan onur duymaktayım.
Behram Su
 
 
Hep bir sessizliktir aradığım. Sessizlik, sessizlik… Sessizlik.

Sessizliğin dalgalarına salı vermek isterim yüreğimi, dalgalarla kanatlansın, dalgalarla coşsun, dalgalarla yücelsin. Açılsın açılabildiği kadar, yüreğim, düşüncenin ve ince hayalin enginlerinde. Gece yolculuğu gibi… Bir çıkış, bir yöneliş.

Bütün kelimelerin bittiği, tükendiği konuşmaların, özlemlerin ve beklentilerin; muradın tükendiği yere çıkmak isterim. O yer ta uzaklar da mı? Yoksa beride, çok beride mi? Yakınlarda mı? Bilemem. Bir çıkıştır, bir yükseliş, bir eriş… Çıkmak, yükselmek, ermek isterim.

Bilirim; ne kelimeler tükenir, ne harfler ve ne de söz. Asıl söz, sözün bittiği yerde başlar. İnsan, öyle sanıyorum ki, söz olur… Baştan sona söz… Bakışlar konuşur; duruşlar, kalkışlar, duyuşlar ve dokunuşlar… Söz olmak isterim. Bir kelime. Bir harf. Belki bir nokta… Noktada sonsuzluğa ermek… Noktada kendim olmak; farka ermek!

Hep bir sessizliktir aradığım. Lakin benim sessizliğim baştan sona cümbüştür, cilvedir, nazdır, edadır. Coşkunluk. Tıpkı dalgaların tınısı gibi… O ahenk, o ses, o dinginlik. Bir şenlik. Çoğu kimseler bilmez, gerçek şenliğin sessizlikte olduğunu. Bakmayın bu bir birine zıt kelimelerle konuşmama; farkındayım ne istediğimin: Sessizlik, sessizlik… Sessizlik.

Hani o dağların eteklerinden fışkıran serin pınarlar vardır. Eğilip kana kana sularını içtiğimiz pınarlar. Sade, yapmacıksız ve berrak… Tatlı. Serin. İçene haz veren, güç veren, kuvvet veren sular. Tıpkı bunun gibidir, aradığım sessizlik. Serin sular gibi kana kana sessizliği içmek, serinlemek ve yücelmek isterim. Çünkü bilirim; sevgili, sessizler sokağındadır. Kû-yı yârdır sessizlik. Onunla sessizce konuşulur. Ona sessizce erilir. Sessizlikteki coşku, bu erişin coşkusudur. Sessizlikteki şenlik, bu semte varışın şenliğidir. Sessizliğe varış, düğündür, bayramdır. Bu yüzden ben, hep sessizliği ararım. Sessizlik, sessizlik… İlla sessizlik. Prof.Dr.Bilal Kemikli

 

August 19

Kimse Var mı?!! (hala duymayanlara...)

Ses!
Devasa bir ses.Korkunç bir ses.Kulaklarımı sağır etmesinden korkmuyorum.Korkum tam midemin içinde.Ses öyle bir basınç yapıyor ki iç organlarıma,sanırım kusacağım.Bütün bu hislerim saniyeler içinde oluşuyor.Yatak odamda,yanımda hiç tanımadığım bir beden yatıyor.Sanırım kolunun biri yok.Yüzü kanlar içerisinde.Onun bir erkek olduğunu tozdan bembeyaz olmuş bıyıklarından anlıyabiliyorum.Kim acaba bu adam.Ve yatak odamda ne arıyor?Ses hala beynimin içinde yankılanıyor.Bir sızı hissediyorum sol dizimde. Uzanıyorum dokunmak için sızlayan yerime.Ama başaramıyorum.Kolum kalkmıyor.Bir yere sıkışmış olmalı.İşte o an farkediyorum bir yıkıntı altında kaldığımı.Bomba mı attılar acaba? Yoksa bir savaşa mı girdi ülkem.? Kafamın derinliklerinde dalgalanan o korkunç ses yavaş yavaş azalıyor.Dizimde sızı artmaya başlıyor.Diğer kolumu kıprıdatabildiğimi farkediyorum ve sızlayan dizime dokunmak için bir hamle yapıyorum.Elim boşluğa düşüyor.Bir daha uzatıyorum elimi,dizimin olduğu yere doğru.Dokunamıyorum.Sızı önce korkuya daha sonra da dehşete dönüşüyor.Sol bacağımın yerinde olmadığını ancak o an anlıyabiliyorum. İşte o an kusmaya başlıyorum yanımda yatan adamın üzerine. Karanlık içindeyim.Sıkışmışım.Bacağım yok.Nefes alamıyorum.Neler oluyor??Neler oluyor!!?
Gözlerim yeni bir gürültü ile açılıyor.Hafif bir ışık sızıyor kalıntıların arasından içeriye.Sabah oldu galiba.Yaşadıklarımın rüya olmadığını anlıyorum.Dehşetim devam ediyor.Tanımadığım adamın yüzünü görüyorum ve O'nun  altı yıllık kocam olduğunu farkediyorum.Ne kadar masum uyuyor.Ama ne kadar da sessiz ve kıpırtısız.Acım daha da artıyor.Bir an bacağımı hatırlıyorum.Sağ omzum bir beton parçasının altında olduğu için kafamı kaldıramıyor ve kopuk bacağımı göremiyorum.O an nasıl olup da kan kaybından ölmediğimi soruyorum kendime.Elimle tekrar uzanıyorum.Ve bacağımın sağlam kalan yerinin üzerindeki bir kalası farkediyorum.Bacağımı sıkıştırmış ve kan akışını kesmiş olmalıydı bu kalas. İyi ama nerden geldi bu kalas.? Evin içerinde ne işi var.? Evin içerisinde...Evim??Ya peki KIZIM?! Kzım nerede?!!
 
Biricik kızımın mezarının başındayken bunları düşünüyordum.Bedenim koltuk değneklerine dayalı vaziyette yine gözyaşları içerisindeydim.Depremin üzerinden uzun yıllar geçmişti.Kızım bugün yaşasaydı on dört yaşında olacaktı.Ve kabrine koyduğum çiçeklerden daha güzel kokacaktı.Benim yaşayan bir kızım olacaktı.Sesimi duyan kimse var mı?
August 18

es

değilmi ki susmak en çok söylemekti... (Nazan Bekiroğlu)
August 13

Bir söz

Kağıda dokunan kalem;bazen bir kibritten daha çok yangın çıkarır. (S.Fobes)
Bazen de büyük bir yangını söndürür.(B.Su)
August 12

Bayram çocuğuna dönüşen ruhumun şiiridir.

Bugün bedenim bir lunapark coşkusunda
gözlerimde bir gondol çığlığı.
yanaklarımda koca etekli bir balerin döner.
midemde bir ayna komedisi.
ah,bacaklarım
onlar dönme dolap heyecanında.
Beynimin içinde çarpışan kırmızı arabalar
avuçlarıma oturmuş bir çingene fal bakar.
ayaklarımdaysa bir tünel korku saçar.
ya yüreğim
yüreğimde bir atlı karınca melodisi!
 
Hey!!
bugün bedenim bir lunapark coşkusunda
ki
sorma gitsin.
ki
değme gitsin.
Behram Su(adaköy-Ağustos)
 
July 31

Yeni Türkü

Bir türkü yaktım
hüznümü isyana çevirecek
makamını segah seçtim
aşkımı bahara döndürecek.
olmaz dediler
uymaz dediler.
ağladım,sızlandım,yalvardım
yine de nuh dediler
sonra da yuh dediler.
dilendim olmadı
dillendim olmadı
sustum hiç olmadı
bir sonra takatim kalmadı.
bütün bu olana 
bütün bu olana;
bir dede ağladı.
July 29

Cevab-ı Sitare

şarkılar masumdur
suç aslında insanda
 
yine de susmaz diller
suç aslında lisanda.
 
gönüller beste ister
suç belki de SUsanda
 
sitare semada parlar
sivri kelam ozanda. (Behram SU/son temmuz)
 
 
July 24

Yerçekiminin masumiyeti-itiraf-

Sarı çemberin mahkumiyeti
körfezin sığ sularında yatıyor.
yerçekimini boşuna suçlama
besbelli ki attın esaretini bilerek suya!
 
Kimbilir belki şimdi bir uskumrunun midesinde
ya da dediği gibi soğuk kış günlerinde
bir yengecin boynunda atkı
kırmızı değil, ama sarı ama sıcacık
 
Peşi kara sırdan bir ayna
yüzü en gerçekle dolu bu hülya.
boşyere kırılır peşi sırlı camlar
içinde saklı en güzel yaşamlar.
 
Hayat pembe paltolu bir roman olsa
sek sek oynayan çocuklar kuşlar gibi uçsa
evliya kabirlerindeki güller tarçın koksa
yine de olan olurdu,lakin Yaradan öyle buyurdu.
 
Ey,günlerin sararmışlığını mısralara döken gönül!
Ey,garba mahkum güneşe koşan kadın:
ne söylesen semaya yazılır kelamın
alem duyar,derviş duyar,Rabbim duyar.
 
Gün olur dillere bir sus işareti konur;
sanma ki yürekler SUsar
bu hoş gönüller küser.
Ki bu dervişler candan öte sever.
 
Behram Su/Temmuz 2009
 
 
July 23

Sana Dair

Sende,ben kutba giden bir geminin sergüzeştini

Sende,ben kumarbaz macerasını keşiflerin

Sende,uzaklığı

Sende,ben imkansızlığı seviyorum.

 

Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine

Ve kanter içinde,aç ve öfkeli,

Ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin.

Sende,ben imkansızlığı seviyorum

Fakat asla ümitsizliği değil.

Nazım Hikmet Ran

July 21

closed

Bir pencere açtık başladı
tatlı bir muhabbet.
Bir kapıdır kapadık:
avazem bundan gayri
sukunete müebbet.
July 06

Âmirz-kâr

yek beze vardır men tu-ra duryem

yek cürmanem vardır  ez-tu duryem

 

Cey-e hışmın bulur mene

bilirim yek tu-ra gülampare

 

Rabbim mene  heb-lena

me-ra gunah abid-i tu-ra

 

Abid-i heb hiçtir çeşm-i menem

Ya Rab vardır yekta cenan-ı menem

Eki Büc hem Pır Cisr

 

 

Ebruli bir şal atmış omzuna

Tıkır da tıkır yürür kordonda

Cümle alem nefes tutar

O yine yürür güzelyalıdan kordona

 

Yorulur da oturur tahta bir banka

Guguk da guguk kumrular koca çınarda

Deli imbat saçları savurur

O yine yürür tek bildiği yolda.

 

Eskicene bir köşk var ardında

Işıklar gözkırpar karşıkyakada

Bir sıkıntı gönle düşer

O yine yanar gözyaşlarına

 

Ozan Behram hamuş oldu dünyada

Her kelamı bela oldu başında

Neyinden her dem boşa nefes üfler

O yine yürür tek bildiği yolda

 

Behram Su