BEHRAM SU's profileBEHRAM SUPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
March 28 Sıkıntıya düşünce gönlün..............:Sen ne düşünürsen o gerçek olur. Sen iyilik düşle,iyilik olsun muradın;gelip seni bulacaktır. Yüreğinde gül kokulu düşünceler besle ki,güller yeşersin gönül bahçende. Dikenleri olsada,zaman içinde alışacaksın,öğreneceksin kalbine batan dikenlerin acısını. Onlar sana acı veren değil,yol gösteren olacak bir zaman sonra. Sabretmesini öğret gönlüne. Sabrı öğrenince gönlün,gül kokuları hiç eksik olmayacak ordan.(B.S.) Nay.....(ney,naiu,na,mizmar..)Assomption rahiplerinden Thibaut’ un “esrârengiz, cezbedici, tatlı ve âhenkli bir ses” diye tanımladığı ve şu şekilde şiirleştirdiği ney sadâsını şöye tarif eder: “ Kamışların üzerinden geçerken, Kuşları uyandırmaya korkan tatlı bir meltemin kanat çırpınışları”.
March 26 Biz........Hazreti Mevlana'nın vecdinden kaynaklanan feryatları dinledik,dinliyoruz.Fakat O'nun huzurunun derinliklerini bilemeyiz.Biz Mevlana'nın aşkını değil,aşkı ifade edişini elde edebildik.Huzur denizine yalnızca o daldı,bize de vecdinin fırtınasından çıkan sesler kaldı. Heyhat! Onu Mevlana zannediyoruz… March 23 DİNLE NEY'DEN...1. Bişnev in ney çün hikâyet mîküned
Ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned Dinle, bu ney neler hikâyet eder, ayrılıklardan nasıl şikâyet eder. 2. Kez neyistân tâ merâ bübrîdeend Ez nefîrem merd ü zen nâlîdeend Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryâdımdan erkek ve kadın müteessir olmakta ve inlemektedir. 3. Sîne hâhem şerha şerha ez firâk Tâ bigûyem şerh-i derd-i iştiyâk İştiyâk derdini şerhedebilmem için, ayrılık acılarıyle şerha şerhâ olmuş bir kalb isterim. 4. Herkesî kû dûr mand ez asl-ı hiş Bâz cûyed rûzgâr-ı vasl-ı hîş Aslından vatanından uzaklaşmış olan kimse, orada geçirmiş olduğu zamanı tekrar arar. 5. Men beher cem’iyyetî nâlân şüdem Cüft-i bedhâlân ü hoşhâlân şüdem Ben her cemiyette, her mecliste inledim durdum. Bedhâl (kötü huylu) olanlarla da, hoşhâl (iyi huylu) olanlarla da düşüp kalktım. 6. Herkesî ez zann-i hod şüd yâr-i men Vez derûn-i men necüst esrâr-i men Herkes kendi anlayışına göre benim yârim oldu. İçimdeki esrârı araştırmadı. 7. Sırr-ı men ez nâle-i men dûr nist Lîk çeşm-i gûşrâ an nûr nîst Benim sırrım feryâdımdan uzak değildir. Lâkin her gözde onu görecek nûr, her kulakda onu işitecek kudret yoktur. 8. Ten zi cân ü cân zi ten mestûr nîst Lîk kes râ dîd-i cân destûr nîst Beden ruhdan, ruh bedenden gizli değildir. Lâkin herkesin rûhu görmesine ruhsat yoktur. 9. Âteşest în bang-i nây ü nîst bâd Her ki în âteş nedâred nîst bâd Şu neyin sesi âteşdir; havâ değildir. Her kimde bu âteş yoksa, o kimse yok olsun. 10. Âteş-i ıskest ke’nder ney fütâd Cûşiş-i ışkest ke’nder mey fütâd Neydeki âteş ile meydeki kabarış, hep aşk eseridir. 11. Ney harîf-i herki ez yârî bürîd Perdehâyeş perdehây-i mâ dirîd Ney, yârinden ayrılmış olanın arkadaşıdır. Onun makam perdeleri, bizim nûrânî ve zulmânî perdelerimizi -yânî, vuslata mânî olan perdelerimizi- yırtmıştır. 12. Hem çü ney zehrî vü tiryâkî ki dîd Hem çü ney dem sâz ü müştâkî ki dîd Ney gibi hem zehir, hem panzehir; hem demsâz, hem müştâk bir şeyi kim görmüştür 13. Ney hadîs-i râh-i pür mîküned Kıssahây-i ışk-ı mecnûn mîküned Ney, kanlı bir yoldan bahseder, Mecnûnâne aşkları hikâye eder. 14. Mahrem-î în hûş cüz bîhûş nist Mer zebânrâ müşterî cüz gûş nîst Dile kulakdan başka müşteri olmadığı gibi, mâneviyâtı idrâk etmeye de bîhûş olandan başka mahrem yoktur 15. Der gam-î mâ rûzhâ bîgâh şüd Rûzhâ bâ sûzhâ hemrâh şüd Gamlı geçen günlerimiz uzadı ve sona ermesi gecikti. O günler, mahrûmiyyetten ve ayrılıktan hâssıl olan ateşlerle arkadaş oldu –yânî, ateşlerle, yanmalarla geçti - . 16. Rûzhâ ger reft gû rev bâk nîst Tû bimân ey ânki çün tû pâk nist Günler geçip gittiyse varsın geçsin. Ey pâk ve mübârek olan insân-ı kâmil; hemen sen vâr ol!.. 17. Herki cüz mâhî zi âbeş sîr şüd Herki bîrûzîst rûzeş dîr şüd Balıktan başkası onun suyuna kandı. Nasibsiz olanın da rızkı gecikti. 18. Der neyâbed hâl-i puhte hîç hâm Pes sühan kûtâh bâyed vesselâm Ham ervâh olanlar, pişkin ve yetişkin zevâtın hâlinden anlamazlar. O halde sözü kısa kesmek gerektir vesselâm MESNEVİ -İLK 18 BEYİT- Farsça okunuşu ve Türkçe Açıklaması (AFFOLA.......) March 20 Can Babam (Can Yücel'e......)Cansuyum kadehimde rakı oldu
Ciğerimin köşesinde illet bir tümör. Tırnaklarım acıyor mısrasızlıktan, Candostum, yüreğim uykusuz bir nöbette Şiirlerini bekliyor...... Senden özür ve af diliyorum Can Baba. Beni bağışla bu cılız dörtlük için. HERZEBir yılan düştü
vapurda yanıma.
denize sarıldım. CAN BABA (YÜCEL) March 18 ONU HALA ANLAMAYANA BİR KEZ DAHA HATIRLATIRIM Kİ;Hz.Mevlana tam da bunu söylüyor:
''Sen ne olursan ol gel,
sana söyleyecek kelamım var bir çift.
İster alırsın,ister atarsın.
Ama dinle bir parça bu ademi.
Dinle ki hakikatı göresin.
Sonra ister hakikatten yana ol,ister yalan dünyana dön.
O senin bileceğin iş.
Seni yargılamak bize,beni yargılamak size düşmez:
O iş, Allah'ın işidir.'' Behram Su March 15 MUTLU AY'A SEVİGLERLEsevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin.. tekkede manastırda eremezsin ! bir kez gerçekten sevdin mi dünyada .. cennetin cehennemin üstündesin ! Bir sır daha var , çözdüklerimden başka ÖMER HAYYAM March 10 Akıla Don Giydirmek Sayın Zeki Çalar'a sevgiyle
Gölgede üşümezdim,
Sıcakta düşünmezdim. Aklımın donu olsa, Ben bu hâle düşmezdim. Ekmek unsuz olmuyor,
Söz uygunsuz olmuyor. Aklı giydirmek gerek, Akıl donsuz olmuyor. Mani yazdık nicedir, Sözümüz manicedir. Akıla don giydirdik, Fikrimiz dahicedir. Çile bülbülüm çile, Don dedik düştük dile. Herkes hor görse bile, Don yine de yücedir. Zeki Çalar 4 Ağustos 2006 http://zekicalar.spaces.live.com/default.aspx (buradan tüm şiirlerine ulaşabilirsiniz.)
Paşaanne’nin Kırık Neyi( A.Doğan Özeke’ye sevgiyle)
Hayat eğer bir ezgiyse Sen hep en zor makamları seçtin. Notalar her zaman zorladı seni Esleri hızlı geçtin.
Hayatın uzun bir senfoni Olmalıydı halbuki. Ama şairin dediği gibi Otuz beş yaşındayken yolun yarısını Çoktan geçmiştin.
Hayat bir satranç maçıysa eğer Sen en çetin hamleleri yaptın. Vezirler hep sensiz kaldı Sen hep vezirsiz.
Halbuki uzun bir parti olmalıydı Doğru hamleler yapmıştın da Niye mat oldun altmış ikinci hamlede.
Hayat bir ‘sen’se eğer Çok önceleri tanımalıydım seni Çok önceleri. Çok daha önce yaşamalıydım bu Ezgiyi.
Şimdi yoksun. Olsun kısacıkta olsa Tanıdım ya seni Mutluyum yine de be neyzen.
2004B.su Gardiyan(Oğlum’a)
Gözlerini gözlerime hapsetmeliyim Ellerini ellerime. Yüreğin benim göğsümün içinde atmalı
Benim damarlarımda dolaşmalı Barış dolu kanın Nefesini benim ciğerlerimle almalısın
Ayaklarımla koşmalı Benim dilimle konuşmalısın Ağzımla kahkahalar atmalısın.
Seni avucumun içinde yaşatmalıyım Bir daha gitmeyesin diye.
Seni bana hapsetmeliyim Bir daha özlemeyeyim diye.
2004 |
|
|